25 Nisan 2013 Perşembe

4 Boyutlu Ultrasonografi - 22+6

Bugün 4 boyutlu ultrason randevumuz vardı bebeğim.
Babacığın öğlen anneni işyerinden aldı ve hastaneye götürdü.
Bu defa randevumuz doktor amcamızda değil, Radyoloji bölümündeydi. Etrafımdakiler hep "çok farklı , bi git göreceksin" diyorlardı. Haliyle babacığın da bende çok heyecanlıydık.
Seni daha detaylı görbilecek olmak nasıl olacak diye öyle meraklanmaya başladık ki. 
Aslında kontroller çok normal geçmişti, ama yine de organlarının tamamını daha detaylı incelemek için 4 boyutlu ultrason yapılıyormuş.
Radyolojide sıramızı beklemeye başladık... Önce bizi aldılar içeri, babacığın dışarda bekleyecekmiş. Her kontrolde olduğu gibi seni görebilmek için göbişi açtı annen ve sadece bu konularda uzman olan bi doktor geldi. Tek tek önce kalbini, kalp odacıklarını, kapakcıkların düzgün çalışıp çalışmadığını, kalp atış hızını, sonra böbreğini, karın çevreni, mideni, kol ve bacak kemiklerini, kaburgalarını, bel kemik yapını ölçtü ve iyice inceledi. Her defasında da herşeyin normal olduğunu söyleyerek bütün notlarını aldı teker teker. 
Doktor seni görmeye çalışırken pıtır pıtır hareket ediyordu kolların bacakların. Anneciğin de seni gördükçe heyecanlandı durdu...

Sonra not alma işlemleri bitti, babanı çağırdılar içeriye..
Perdenin arkasından karşısına ne çıkacağını bilmez bi ifadeyle bakmaya çalıştı. Doktor yaklaşabileceğini söyledi, monitörün karşısına geçti ve izlemeye başladık. İşte ordan sonra doktor seni net ir şekilde görebileceğimiz bir pozisyon bulabilmek için resmen savaş verdi diyebiliriz :D
Önce kendisi uğraşı. Aleti sağa, sola, yanlara, biraz daha sağa, yok belki biraz daha yukarı... derken bir türlü yüzünü net görebileceğimiz bir açı yakalayamadı. Dirsek ve el kemiklerin tam yüzünün önündeydi, aslında her defasında durduğun gibi ellerin yine yüzünün tam önündeydi. Sanırım yüzünü kapatarak uyumayı çok seveceksin :))
Nitekim yine uğraşmaya devam etti. Baktı kendisi seni rahatsız edemiyor (aletle dürtse de sen sadece küçük kıpırdamalar yaptın ama yüzünü de açmadın, pozisyon da değiştişrmedin :D) bu defa da benimle farklı denemeler yapmaya başladı. Yattığım yerde duvara doğru da döndüm, yan da durdum, birkaç defa farklı farklı şekiller denedim ama nafile :)) inatla yüzünü gizlemeye devam ettin güzel oğlum. 
Yarım saate yakın uğraştıktan sonra, babanla doktor arasında şöyle bir dialog geçti: 
Baban "yine yüzünü göstermiyor, yüz görümlüğünü de aldık ama?..." 
Doktor "ne aldınız?"
Baban "oooo, siz de çok yüz vermişsiniz, şımarmış, tabii göstermez :P" 
gülüştük sessizce ve son kez denedi doktor, sonunda çok net bi resim alamayınca yakalayabildiği 2 halini ancak sunabildi bize :) 
ama o güzel yüzünü bu kadarcık da olsa gördük ya, dünyalara bedel işte bu görüntü bebeğim benim!!!


O küçükücük ağzını, fındık burnunu, kapattığın o gözleri yerim ben!


acaba burdaki hallerinden ne kadar farklı olacaksın diye düşünmeden edemiyoruz :)) 
gerçekten bu resimdelikiler gibi mi olacaksın kucağımıza geldiğinde, yoksa daha büyümüş, daha farklı mı görüneceksin öyle merak ediyoruz ki!


Sen zamanında gel, sağlıkla gel yeter ki güzel oğlum, ben senin o yumuk yumuk hallerinin her türlüsüne razıyım. Yeter ki elin ayağın sağlığın düzgün olsun, hayırlı bir evlat ol hepimize uğurlu gel meleğim! Gerisi boş, gerisi hikaye!!!

Sana kavuşacağımız anı baban da annen de sabırsızlıkla bekliyor küçük prensim!
SENİ ÇOK AMA ÇOK SEVİYORUZ!!!!

24 Nisan 2013 Çarşamba

Bebek Odası + Arabası Alışverişi

Canım bebeğim,
güzel oğluşum benim...

geçen hafta sonu ve dün biz neler yaptık bil bakalım? :))
Başlıkta da gördüğün gibi defalarca gidip gelip, bir türlü içimize sinip alamadığımız eşyalarını sonunda aldık senin için!
Dükkan dükkan dolaşan, senin için hep en iyisini en güzelini bulmaya çalışan ailen, 
kararlarını verip odan ve araban için bir karara varabildi :)

Önce İrem Bebe'den yaptık alışverişi:
Travel Sistem Bebek araban, oyun parkın, oyun parkı yatağın venevresim takımın ve babaannenin hevesi ısrarları sonucu ahşap beşiğin alındı.

Resimlerini şöyle paylaşalım:


Bebek araban Travel System olarak adlandırılan ve 3 fonksiyonlu olarak kullanılan KRAFT Twist modeli oldu bebeğim... Annen için önemli olan kriterlerin neredeyse tamamını içinde barındırdığı için gayet içimize sindi, ki inşallah sende içinde rahat edersin tatlı prensim benim :)
Bir kere en başta çift yönlü kullanılabilmeliydi. İlk doğduğun zamanlar anakucağı olarak da kullanılan puset yerleştiriliyor iskeletine kolay bir şekilde. Hem anakucağı iki yönlü yerleşiyor, hem de dilersek kol kısmını iki tarafa eğlenceli ve kolay bir şekilde de ister sana bakacak şekilde, ister seni dışa dönderecek şekilde çevirebiliyoruz. Burada anneciğinin en çok takıldığı nokta, ilk zamanlar sürekli seninle göz temasında olabilmek, ileride büyüyük sıkılmaya başladığında ise dış dünyaya doğru bakış açısı ile senin daha eğlenceli yolculuklar yapabilmeni sağlamaktı. Maşallah bu arabada bu fazlasıyla mümkün :)
Sonra Portbebe denilen ve seni tamamen yatırabileceğimiz veya istersek oturur pozisyona getirebileceğimiz diğer sistem yerleştirilebiliyor. Burada da kolay takılabilmesi, en az 3 oturma yatma pozisyonun olması ve içinde koruyucu olarak yumuşak bir zeminin olmasına dikkat ettik. Bunun için ilave bir koruyucu var ilave olarak (gri kalpli olan).
Mağaza da bebek arabasının sadece pembe rengi kalmış. Biz gümüş rengini istediğimizden, şimdilik internetteki resimlerini görebiliyorsun. Mayıs-Haziran gibi arabamız gelecekmiş - merakla bekliyoruz :))



Yine aynı mağazadan senin için planladığımız gibi hem içinde yatabileceğin, hem de ileride oynamak ve oyalanmak için kullanabileceğin KRAFT P008 Model (70x120) Mavi renginde Oyun Parkı Yatağını aldık. Aslında biz hem yatak odasında, hem oturma odasında bunu kullanırız diye düşündüğümüzden, taşıması kolay olsun diye daha ufağı olan mir model düşünüyorduk. Fakat babaannenin hevesi ve ısrarları nedeniyle yatak odası için farklı birşey alındığı için, bunu bari normal boyutlarda alalım da oğluşumuz rahat etsin dedik ve bu modelde karar kıldık. Baş kısmında dönencesi, ayak kısmında cetvelli alt değiştirme ünitesi, yan tarafta girip çıkabilmen için fermuarlı kapı ve diğer yanda cepler ile kullanışlı ve beşik gibi sallanabilir bir yatağın oldu oturma odamızda :)



Şanslı bebeğimin her odada bir yatağı oldu :))
az önce de dediğim gibi sağolsun babaannenin hediyesi olan gelin gibi süslü güzel bir beşiğin oldu. Girdiğimiz her mağazada hayalindeki beşikten bahsetmeye çalışan babaanneciğin, bu beşiği görünce "işte bu!" dedi ve yüzündeki hevesli gülümsemeyi görmen gerekirdi... Sonra da tutturdu "sen karar ver, beğen, ben alıcam. Oğlumun yatağı olmadı, torunum olacak, her yerde yatsın rahat rahat" diye :)
Tabii ki hem çok beğendiğimizden, hem de babaannenin hevesine kıyamadığımızdan kabul ettik. Böylece evde her bir odada bir yatağın oldu canım oğlum! Yani yatak odamızda bizimle yatarken tam sana yakışacağı gibi bu güzel beşikte mışıl mışıl uyuyacaksın inşallah küçük prensim :))
(o günleri nasıl iple çekiyorum bi bilsen...)

Bu arada beşiğinin markası CREST Sallanabilir Ahşap Beşik (özel yapım) olarak geçiyor. 
Babacığın eve malzemeleri getirdiğimizde dayanamayarak hem oyun parkını hem de beşiğini kurdu bile :)) harika oldular ve evimizin içi şimdiden şenlendi!
Sen de sağlıkla gel de herşey harika olsun MELEĞİM!



 Gelelim anneciğinin hayal edip sonunda kavuştuğu bebek odana :)
Başından beri sade olsun beyaz olsun, odanın süsleri ile renklendircem diye tutturan annen, tam aramaktan vazgeçmek üzereyken BABY HOME mağazasında Prens modeli olan büyüyebilen yatak kısmı ile sen biraz daha büyüdüğünde de rahatlıkla kullanabileceğin bu odayı buldu. 3 kapılı, camlı (ki bu detaya bayılıyorum) ve bol çekmeceli dolabın ve 3 çekmeceli bir de şifonyerin var (mağazada iki kapaklısı vardı - bizimki çekmeceli gelecek). Yatak kısmında sağ taraftaki dolap kısmının üstü alt değiştirme olarak kullanılıp, ilerde yan çıtalar çıkarılıp yatağın büyük bir yatak olduğunda, bu dolap kısmı 2 adet komidine dönüşüyor... 
Yine bu da mağazadaki hali; inşallah 1 ay sonra odanda kurulmuş halini de göreceğiz ve sana elimizden geldiğince güzel mi güzel bir oda hazırlayacağız kısmetse bitanem!


Tabii ki annen aylardır ufak tefek olan herşeyi, aslında ıvır zıvfır tüm ihtiyaçlarını alıyor zaten, ama en önemli olan bu büyük alışverişi böylelikle tamamlamış olduk... Diğer tüm ıvır zıvırları da odanı yerleştirmeye başladığımızda paylaşırım olur mu prensim :))

SENİ ÇOK SEVİYOR VE MERAKLA BEKLİYORUZ!!!

16 Nisan 2013 Salı

22. hafta + Doktor Kontrolümüz

Bebeğim,
güzelim benim!

Seni yaradana, bana nasip edene binlerce, yüzbinlerce kez şükürler olsun!
Ne güzel birşeymiş anne olmak (henüz kucağıma almış olmasam da)
Ne güzel birşeymiş senin sevgini tatmak,
hareketlerini izlemek,
o masumiyetine hayran hayran baka kalmak!!!

ÇOK ŞÜKÜR RABBIME!!!

Doktor kontrolümüz vardı bugün meleğim,
günlerdir, haftalardır seni görelim artık diye yanıp tutuşan annen ve baban yollara düştü sabahın köründe...

Her zamanki gibi önce bir sıkıntı var mı konuşmaları (mide ağrılarımızdan bahsettik), 
sonra kilo ölçümü - 81,3 kg olmuş anneciğin... 
ilk defa bu ay birden geliştiğini ve önceki aylara nazaran daha çok kilo aldığımı söyledim doktora, nitekim öyle de oldu, 
3,5 kilo civarında almışız :))
ama doktor amcan bunun gayet normal olduğunu söyledi (şimdiye kadar çok kilo almadığımız için)

bak bu yandan görüntünün son hali
daha da büyüdüğün için bundan sonra seni tek resme sığdırmak daha da zor olacakmış :))
sonra geçtik sonunda seni görmeye,
anneciğin hazırlandı, yattı ve ultrasonda seni aramaya başladık...
yine baş çevreni ölçtü doktor amcan, 21+3 hafta çıktın, ölçüler de gayet normalmiş,
karnına baktık, orda da bir sıkıntı yokmuş çok şükür..
kalbinin odacıklarını kontrol ettik, herşey yoluna şükürler olsun, 4 odacık ve kalp kapakcıkların sapasağlam çalışıyor maşallah :))
Kalbin dakikada 150 kez çarpıyormuş, o da normal...
Benim kocaman oğluşum koskoca 435 gr olmuş :)
doktor burda da herşeyin yolunda olacağını söyledi..
maşallah tosunuma benim!!!

bak bak benim küçük prensime...
işaretli yerde kalbin var,
küçük oval alan dizin, sol taraftaki ufak yerlerde ayak parmakcıkların (yerim ben onları yaaaa)
bizini çekmişsin karnına doğru gördün mü :))

doktor amcan bunları saydıkça ben MAŞALLAH diye dua edip durdum farkında olmadan...
Kollar ve bacaklar kıpır kıpır,
hiç durmadın yerinde küçüğüm :))
tam 4 boyutlu bakabiliyor muyuz diye soracaktım ki,
doktor amcan yüzüne doğru tutmaya çalıştı ultrasonu ve birden 3 boyutlu görüntüye geçti!!!
Şaşkınlıktan kala kaldım,
nefes almayı bile unutmuşum o anın tadını çıkarayım, hafızama kazıyayım diye...
derken doktor amcan ellerinle yüzünü kapattığın için net bir görüntü olmadığını söyledi,
biraz daha uğraşmaya başladı..
bir o tarafa tuttu, bir diğer tarafa,
biraz daha bastırdı bazı yerde, evirdi çevirdi, ama cıxxxx...
sen ellerini yukarı doğru kaldırmış, kollarını birleştirip ışık gelmesin der gibi tam da yüzünün önüne tutmuşsun bebişim :))
bir ara yüzünü göster diye seni rahatsız etmeye bile çalıştı doktor amcan :P
ayaklarının olduğu kısma aletle vurur gibi yağtı birkaç kez, ama onda bile değiştirmedin pozisyonunu ;)
eee babasının oğlu, uykudaysa hiçbirşey onu rahatsız edemez,
değil mi uykucu tosbaaaammm benim :D

Sonunda doktor amcan pes etti, bu defalık görebildiğimiz kadarını deneyeceğiz dedi,
ve o güzel burnunu, kıyamadığım dudaklarını ve yumuk yumuk gözlerini biraz da olsa anlayabileceğimiz o resmi yakaladık...


gördün mü alnına doğru koyduğun parmakcıklarını??? :)

Baban, doktor amcan ve ben senin o ellerini gördükçe güldük durduk..
hem ellerini yüzünden çekmiyor, ama sürekli kıpır kıpır hareket ediyordun..
uykunda seni rahatsız ediyorlarmış gibi kıvranır gibi bi halin vardı,
bakmaya doyamadım sana miniğim...
bu halinle bile o kadar masum, o kadar güzeldin ki :))
Allahım seni nazarlardan esirgesin ve bizlere bağışlasın inşallah!


10-15 gün içinde radyolojiye gelip 4 boyutlu ultrason istedi doktor amcan..
herşeyin yolunda olduğunu görüyoruz, ama tam emin olalım dedi,
bu da bu 4 boyutluda ortaya çıkıyormuş...

1 ay sonra geldiğimizde de şeker yüklemesi yapılacakmış anneciğine,
yarım gün kadar süreceğinden sabah erkenden gelip öğlene kadar burada olabilirmişiz..
hamilelik şekerimiz ölçülecek prensim :)

Hastaneden çıktığımızda baban seni sevdi durdu kendi kendine..
söylenmelerini bir duysaydın var ya :D
yerim ben onun ellerini ya,
yüzünü de göstermiyor sıpa...
gibi gibi... :))
hatta bir ara bana takıldı
"bir daha öğleden sonra al randevunu canım, çocuk haklı, sabah sabah uyku varken kontrole mi gelinirmiş? rahatsız oldu tabii oğlum!" diye.. :P
çok güldük, çok heyecanlandık mutlu olduk bebişim..

bu arada şuan dönüp duruyorsun karnımda :)) 
içimde bir balık var sanki, öyle güzel ve tuhaf bir duyduymuş ki :D

kıpır kıpır olmana rağmen, tam bir hareket hissetmiyorum henüz
ama döndüğünü fark ediyorum gün içinde bazen :)


SENİ ÇOK SEVİYORUM CANIM OĞLUMMMMMMMMM!!!!!!




13 Nisan 2013 Cumartesi

21. Hafta & Kuzey Bebek Ziyareti

Oğluşum,
birtanem,
meleğim,
aşkımmmm benim!!!

nasılmış bakalım benim yakışıklım? 
son 3-4 haftada ani bir şekilde geliştin büyüdün maşallah, herkesi şaşırttın sevindirdin küçüğüm :))
Daha önce hamile olduğumu anlamayanlar, şimdi göbüşümü, yani seni sevmeye başladılar.
Budi ve Daduş teyzelerin 1 hafat bizi görmediler, dün geceki şaşkınlıkların görmeliydin!
Ne olmuş buna, resmen büyümüş diyip duruyorlar! 
MAŞALLAH benim yakışıklı kocaman oğluma :)

Bu hafta aslında yine ara ara uğrayan kasık ağrılarıyla geçti. 
Ortalama günde 1 defa hafif, bazen bıçak gibi bir ağrıyla büyümeye çalıştığını hissettirdin bana 
ve çok ilginçtir, gerçekten her ağrı sonrasında göbeğimde biraz daha büyüdüğünü görüyorum sanki (ya da bana mı öyle geliyor??)..
2,5 aylıkken kilo alacağına annen 5,5 kilo verince (mide bulantılarından dolayı) 
şimdiye kadar kilo alımı da olmadı. 
Hatta verdiğimiz kiloları bile daha bu hafta geri aldık oğluşum,
Yani gelişimimiz kilo alımı bakımından da gayet normal, abartı bir durum yok...

Bir de hafta ortası durup dururken midesi ağrıdı anneciğinin... 
sanırım artık midem küçülen yerine isyan etmeye başladı,
onu zorlayacak birşey gördüğünde tepki verecek sanırım bundan sonra :)
elbette ilaç almadım, ama geçirene kadar, daha doğrusu geçmesini bekleyene kadar baya bir zorlandım diyebilirim..
Neyse ki öğleden önce başlayan ağrı, öğleden sonra akşama doğru hafiflemeye başladı...
o da unutuldu bile :))))

Bak bebeğim, bu kadar kocaman oldun işte ve anneciğin seni sevmeden duramıyor...
Çok mu özledi seni ne? :))

Bu da işyerinde çalışırken bir manzara, sana yukardan bakınca böyle görünüyor göbüşüm :))

ve herkese ilan ettiğim gibi...
hayatım boyunca topukludan başka birşey giymeyen anneciğin, senin için ve senin sayende hayatında ilk kez babet giymeye alışıyor :))
Bunda alışılacak ne var deme sakın, topukluya alışmış ayaklar yürüken zorlanıyor be küçüğüm :P
Ama tabii ki senin için herşeye değer :))



Hani 2 hafta önce Kuzey arkadaşın gelmişti dünyaya, hastaneye onu görmeye gitmiştik ya,
bu hafta Çarşamba da anneciği ve babacığına hayırlı olsuna gittik seninle...
Kuzey abin o kadar güzel, o kadar masum bir bebek ki (bütün bebekler gibi)
mis kokusunu içime çekerken hep seni düşünüp seni hayal ettim canım oğlum...


Acaba sen nasıl bir bebek olacaksın,
kime benzeyeceksin,
annene ve babana ne kadar düşkün olacaksın,
bizim kucağımızda böyle mışıl mışıl uyuyacak mısın?
Mis kokunu doya doya çekebilecek miyim oğlışum içime???
Düşündükçe bile nasıl heyecanlanıyorum bir bilsen...

(Intagram'a bu resimle birlikte düştüğüm not şuydu:
Dünün en güzel anıydı... Karnımda 5 aylık küçük prensim, kucağımda 16 günlük mis kokulu Kuzey... (Maşallah))

Allah'ım bizi de sana sağ salim kavuşturmayı nasip etsin inşallah güzel oğlum!!!
Sağlıkla, hayırla, huzurla gel inşallah! 




bak bu da Kuzey abin (arkadaşın)...
Cin gibi bakıyor uyandığı zaman, uyuduğunda ise bir o kadar masum... 
Sen nasıl buldun bakayım Kuzey'i? 



İşte bu da Kuzey'in güzel annesi Esin...
yeni anne olmanın heyecanı ve yeni duyguların tutkusuyla oğluna aşık bir anne...

Tıpkı bizim seninle olacağımız gibi :))


Şimdilik bizden bu kadar yakışıklım,
SENİ ÇOK AMA ÇOOOOOOOKKK SEVİYOR VE ÖZLÜYORUZ :)
Şu Salı günü gelsin artık yaa, seni göresim var!

9 Nisan 2013 Salı

17. - 18. - 19. - 20. Haftalar

Sevgili oğlum......

ay ne kadar resmi oldu :)
bitanecik oğluşum benim...
son zamanlarda sipariş ve iş yoğunluğundan anneciğin yine pek birşeye vakit bulamıyor.
Bereketli geldin bize çok şükür kuzum,
öyle çok yapılacak şey var ki, buraya birşeyler yazmak inanılmaz zor geliyor.

Bu defa haftalık kısa özetler bari geçeyim diye düşünür oldum,
bakalım becerebilecek miyim:

17. hafta
Doktor kontrolümüzden sonra çok şükür pek bir sıkıntımız olmadı.
Bulantılar da kalmadığından gayet rahat bir dönemdeyiz seninle bitanem...
Ancak bir şöyle bir sorun var ki (tabii ki sorun değil aslında)
karnım hala çıkmadığı için, belli belirsiz olan mevcut karnımı hala hamile gibi görmüyor kimse :))
insanlar hamile olduğuma bile inanmıyor bazen,
şaşıranlar, sorgulayanları bir görmen lazım!

İşyerinde aynı katta 3 hamile olduk biliyor musun oğluşum :)) 
Bengü teyzen kızıyla bizden 5 hafta ilerde, sonra biz geliyoruz, sonra da hamile olduğunu yeni öğrendiğimiz Simbat teyzen var.. 
Millet bizimle dalga geçiyor  hamişler diye :P ama çok güzel bir duyguymuş bu, benim şikayetim yok valla... 


18. hafta
Babacığın haftalardır hafta sonu demeden çalışıyor :(( 
öyle üzülüyoruz ki...
Hafta için (Pazartesi-Çarşamba arası) normal iş akışı oluyor, 
Perşembe-Pazar arası da otellerde fuarlar devam ediyor ve babacık hiç dinlenmeden çalışıp geliyor.
Eee haliyle hafta sonları otellerde kalmak zorunda olduğundan yalnız kalıyoruz seninle meleğim ve babamızı çok özlüyoruz...
Şu birkaç hafta da geçse de babamız da bir rahatlasa artık,
hadi gel beraber dua edelim bebeğim :))

Hala karnımız ufacık, iç karnım genişmiş, herkes öyle diyor.. 
ama açıkcası karnımın büyümüş hali nasıl olacak iyice merak etmeye başladım, 
ama sanırım ufaktan ufaktan büyüyorsun gibi :))
Tülin teyzen "yemeği fazla kaçırmışsın gibi duruyor" diye dalga geçiyor bizle :D

Herhangi bir şikayetimiz yok çok şükür,
bol bol çilek ve muz yemeye çalışıyoruz :)
bir de dondurma hariç hiçbirşey çekmiyor canımız :)))


19. hafta
Babacığınla vakit buldukça sana oda takımları ve bebek arabaları bakıp karar vermeye çalışıyoruz.
Biraz gezdik tozduk, karar vermiş gibiyiz,
ama henüz tam da emin değiliz...
Dur bakalım, birkaç haftaya kadar baban odayı alırız diyor :))
Bu arada annen boş durur mu?
Mümkün değil :)
uygun bulduğu ve beğendiği şeyleri alıp duruyor anneciğin sana
inanılmaz güzel cicilerin oldu oğluşum!
İnşallah sağlıkla sana kavuşup güzel güzel giydireceğiz seni...
(aldıklarımı önümüzdeki günlerde ayrı bir yazıda paylaşırım bebeğim)

Artık karnımız çıkmaya başladı bebeğim, sen bir anda büyüyorsun sanırım!
Görenler hayret ediyor, hangi ara çıktı karnın diye
ufacık ama çok tatlı bir karnım oldu ve ilk defa geçen kafta pantolonum karnımı sıkar gibi oldu.
Baban da "git kendine birşeyler al" diyince birkaç parça kıyafet aldım sen daha rahat et diye :))

 



20. hafta
2 haftadır birçok kişiden duyduğum cümleler hep şu yönde:
"ay ne kadar güzelleştin sen"
"anne güzelliği gelmiş sana"
"bebek seni daha bir güzelleştirdi"
"yanakların yüzün ne kadar güzelleşti senin?"
vs.. vs.....
başta baban olmak üzere, sayende bu aralar iltifat edenlerim çoğaldı bebeğim :)
sen güzelleştiriyorsun beni,
herkes de öyle dediğine göre doğruluk payı vardır heralde değil mi, ama :))

sanırım geçen haftaya nazaran biraz daha büyümeye çalışıyorsun küçüğüm,
zira 2 gündür kasıklarıma baya bir baskı yapıp, ara ara ağrı yapıyor,
sanırım rahim büyümeye çalıştıkça, ordaki bağlar baskı yiyor :))
olsun, sen sağlıkla büyü de, ben o ağrıya razıyım!

Bir de artık herkes sana isminle hitap ediyor biliyor musun oğlum?
Bartu ne yapıyor gibi sorular geliyor, veya senden bahsederken resmen doğmuş, hayatta olan bir birey muamelesi görüyorsun, senin üzerindne yorum yaparken kimse bebek demiyor,
tamamen benimsenmişsin isminle :)) 
çok hoşuma gidiyor bu durum Bartum benim :)))))


biz oğlumla Fenerbahçe - Lazio maçını izlerken
(UEFA Yarı Final)

üffffffffffff
bir de şu hafta geçse de bir an evvel görsem seni :)
çok özledim oğluşum ben seni...

ha bir de, bu aralar hareket etmen gerekiyormuş artık,
herkes tekmeliyor mu diye soruyor, ama henüz takm anlamıyla tekme-vari birşey hissetmedim..
bazen hareket ediyormuşsun gibi hissediyorum, dikkat ediyorum,
ama daha çok kalp atışı gibi, seyirme gibi birşeyler oluyor.
Yani doğrusu hareket ediyorsan bile emin olamadığım için pek odaklanamıyorum :)
bakalım annişine ilk tekmeyi ne zaman salayacaksın? 


SENİ ÇOK SEVİYORUM KÜÇÜK PRENSİM!!!!

12 Mart 2013 Salı

Doktor kontrolümüz - 17. Hafta

Küçük prensim merhaba,

bugün yine seni ve sağlığını görmek için doktor amcamıza geldik.

Artık biraz daha büyüdüğün için ultrasonda seni tek resimde görmemizin zor olacağını söyledi doktor amcan, yani kollarını, bacaklarını, yani kısacası organlarında herşeyin yolunda olup olmadığını görebilmek için bölge bölge bakmamız gerekecekmiş. 
Nitekim öyle de oldu;
önce o küçücük ellerini parmaklarını gördük, 
uykunda hareket eder gibi parmaklarını çektin yüzünün önüne doğru, öyle tuhaf oldum ki...
sonra kollarına baktık, öbür tarafa bakınca bacaklarını nasıl kıvırdığını gördük,
karnına gelince küçücük vücudunda atan o kocaman kalbini gördük,
kafatasına baktık ve doktor herşeyin yolunda olduğunu söyledi bize...

Benim küçük prensim koskoca 16 haftalık ve 4 günlük olmuş :))
o küçücük boyun 17 cm ve ağırlığın 230 gr civarıymış...
yerim seni ben!


yukarıda resimde aşağıya doğru bakıyordun aslında önce, sonra "bakın yüzü surada, bize bir dönse..." derken, sanki duymuş gibi yüzünü yan çevirip bize baktın birden 
öyle şaşkın şaşkın heyecan dolu bakmışım ki sana, o sırada sanki görecekmişsin gibi el salladığımı sonradan fark ettim :))
ne tuhaf annen var değil mi? :P
Umarım doktor amcan görmemiştir, gördüyse de ne düşündü kim bilir... :)))
Tabii ki babacığın da heyecanlandı, o şaşkın gülümsemesi hiç gitmedi yüzünden..
Kalp atışlarını dinledik yine,
yine maratonda koşar gibi hızla atıyordu o güzel kalbin.. 

İşte bu ses diyorum her defasında oğluşum...
işte bu ses dünyanın en güzel sesi!
Tabii şimdilik..
Sanırım seni kucağımıza aldığımızda senin sesinden daha güzel bir ses olmayacak bizim için :))



biraz da yukarıdan baktık sana,
bu görüntüde kafatasına yukarıdan bakıyorduk.
kafatasını da ölçtü doktor amcan, ve gelişiminin gayet normal olduğunu söyledi...





bak burada da karnına be ayaklarına bakıyorduk,

orada beyaz yuvarlak olan yer senin karnın ve 4 odacıklı görünen kısım da (MAŞALLAH) çok sağlıklı görünen kalbin. 
Yıldız gibi parlayıp durdu kontrol boyunca, öyle hoşuma gitti ki :)
Maşallah benim oğluma!


Son olarak anne tekrar kan verdi tarama testi için, sonuçlarımız da iyi çıkacak inşallah..



Çok şükür yine mutlu mesut ayrıldık hastaneden :)) 

artık bir ay seni görmeden nasıl dayanacağız bakalım küçüğüm...


Şimdilik bizden bu kadar,

sonra yine yazarım bebeğim..


SENİ ÇOK AMA ÇOOOOOOOOKKK SEVIYORUZ!!!!


13 Şubat 2013 Çarşamba

Doktor Kontrolümüz 13. hafta - Tarama Testi ve Cinsiyet

Merhaba küçüğüm...
uzun zamandır yazamadı anneciğin senin için buralara
ama hem çok yoğun, hem de çok çabuk yoruluyor bu ara.
Senden mi kaynaklanıyor ki acaba??? :))

Son zamanlarda farklı birşey var mıydı diye düşünecek olursak???
Yok, aslında pek bir fark yok...
Annen yine siparişlerin ve günün yoğunluğunun içinde boğuluyor,
çabucak uykusu geldiği ve halsiz olduğu için işler birikiyor,
Gökhan dayın eski işine geri döndü (Kahve dünyası),
Burcu teyzenler Sıla ablana yeni oda takımı aldı,
Kadruş teyzen aynı hallerde :P 
Ailemizde dersen herkes aynı tas aynı hamam... :)

Babacığın ile annen tamamen sana odaklanmış durumda,
hergün acaba nasıl gelişiyorsun diye merak ediyoruz,
yani yeni birşey değil :)

Birtek geçen hafta biraz tedirgin oldu annen, hatta baban da...
akşam yemeği dışarda yiyelim diye çıktık,
arabadan inmemle sağ kasığıma bıçak saplanır gibi bir sancı girdi
olduğum yerde kaldım, kıpırdayamadım.
Tam geçiyor gibi oldu derken bu defa da gözüm karardı dengemi kaybetmeye başladım.
Allah'tan uzun sürmedi, toparlandım, gittik yemeğimizi yiyip eve döndük.
Sonra gece yatarken, sabah da yine kalkmadan önce sancılar sağ ve sol kasıklarımda kendilerini kısa kısa tekrar gösterdiler.
Gün boyu ağrıları takip etmeye başladım sana birşey mi oluyor diye, ama o kadar kısa sürüyorlar ki, ciddi bir durum mu değil mi bilemedim.
Biraz sorgu sual, biraz araştırma derken, 
bu tarz kısa süreli ağrıların hamileliklerde normal olduğunu gördüm. 
Meğer gebelik kesesi, yani senin sıvı içinde bulunduğun kese senin daha rahat edebilmen için kendine yer açmaya çalışırken, yumurtalıkların bağlı olduğu bağlara baskı yapıp onları geriyormuş,
kasık dediğim yumurtalıklar civarında da o yüzden kısa süreli bir ağrı hissediliyormuş.
Uzun süren ve şiddetlenen ağrılarda doktorunuza başvurun dedikleri için biraz takip ettim, ama çok seyrek ve çok kısa süreli olunca, zaten birkaç gün sonra da birşey kalmayınca gerek duymadım.
Dün doktor kontrolümüzde bu konuyu dile getirdim ve doktor amcamız da bu tezi doğruladı ve bir sorun olmadığını söyledi.

Aslında doktor sabahımız dün biraz tuhaf başladı,
babacığınla hazırlandık, evden çıktık, heyecanla seni görmeyi beklerken
bir baktık arabanın sağ dikiz aynası yerinde yok
Moraller bozuldu, baban polisi aradı tutanak tutulsun diye,
ee bir taraftan muayene saati yaklaşıyor,
büyük bir hayal kırıklığıyla beni taksiyle gönderdi hastaneye "ben size yetişirim" diyerek.
Babana hissettirmemeye çalışsam da, doktora giderken yanımızda olamayacağı düşüncesi bile moralimi bozdu.
Onu öyle üzgün görmek, seni göremeyeceğini düşünmek çok rahatsız ediciydi,
hem ben rahat olamayacaktım, hem babacığın seni daha çok merak edecekti.

Neyse, dua ede ede gittik seninle hastaneye.
Her zaman tıklım tıklım olan koridorlar, sanki baban yetişemesin diye bomboştu. 
Hemen de sıra geldi, anneciğin hepten üzüldü bu defa.
Doktor amcanın yanına girince çaktırmadık tabii, önemli olan senin sağlığındı!
Her zamanki gibi kilo ölçümüne geçtik hemşireyle, 
anneciğinle 76 kilo geldik (yani biraz toparlanmaya başlamışız)
ardından seni görmek için hazırlandık
ve Allah'ıma binlerce şükür
birden senin daha da büyümüş halini gördüm ekranda,
artık resmen bebek şeklini almış, ellerin kolların belirgin hatta hareketli capcanlı bir bebektin!
Doktor amcan da herşeyin yolunda olduğunu, gayet sağlıklı göründüğünü söyleyince içim rahatladı tabii, ama aklım hala babacığındaydı. 


Bak bunlar seni gördüğüm görüntüler. Önce ense kalınlığını ölçtü doktor amcan, gayet normal ve iyi olduğunu söyledi.
Sonra kalp atışlarını dinledik, yine pıtır pıtırdı ki, kalbinin sesini dinlemek birden heyecanlandırdı beni.
Bir an önce büyümem lazım dercesine hızla atıyordu o ufacık kalbin, 
Allah'ım ne büyük bir mucize verdin bana diyip şükredip dua edip durdum ellerim titreye titreye..
Sonra ellerini gösterdi doktor amcan, ben yanlış görüyorumdur diye çok önemsemedim o söylemeden, ama tek tek parmaklarını saydık!
Yaaaa yok böyle bir güzellik, gözlerim orda dolmaya başladı...
Sonra minnacık ayaklarını gösterdi bana, hiç yerinde durmuyor, elleri kolları sallayıp duruyordun. 
Derken... ultrason cihazını sol tarafa doğru getirince doktor 3. resimdeki çizgiyi gördü...
Açıklama gereği duydu sanırım, direk anlatmaya başladı
"bak görüyor musun, burda bağ gibi birşey var. Gebeliklerde bu tarz bağlar oluşabiliyor, bu normal bir durum. Sadece ileri durumlarda bazı bağlar bebeğin eline koluna takılıp gelişimini engelleyebiliyor. Ama merak etme, sende şuan öyle bir durum yok..." dedi...
hemen lafını kestim farkında olmadan.. 
endişelenmiştim, birşeyler ters gidiyordu sanki...
"bağ dediğiniz, bölme gibi birşey mi" diye sordum daha iyi anlamak için.
"evet" dedi doktor ve açıklamaya devam etti
"gebelik kesesinin içinde oluşan bir bağ, yani bölme gibi birşey bu. oluşumu normal, sorun da teşkil etmiyor. Ama tabii ki takip edeceğiz, merak edilecek birşey yok..." dedi...
Durumu kabullenmiş gibi görünüp susmak zorunda kaldım, çünkü hemen ardından yine sana döndü ve senin detaylarından bahsetti.
Tekrar görüntüde seni gördüm, boyunu ölçtük, onda da sorun yoktu çok şükür.
Son görüntülerde elinin birini yana doğru, diğerini kafanın üstüne doğru uzatmıştın. Bacaklarını da yukarı doğru (90 derece) kıvırmış öyle hareket ediyordun.
Doktor tek tek yerlerini gösterdi, sonra birden "CİNSİYETİNİ SÖYLEYEYİM Mİ?" diye sordu!!!
Sorunun ciddi olduğuna ihtimal verememişim galiba,
daha erken olduğunu düşünerek "Ciddi misiniz? Belli mi ki?" diye saçma bir soru sormuşum heyecanla :)
"Eee görüyorum ki söylicem" dedi doktor ve hala cevap bekler bir ifadeyle yüzüme baktı..
şaşkın şaşkın "şey, tabii, neden olmasın" dedim, ama dememle gözlerimin dolması ve titremem bir oldu! Hiç hazırlanmamıştım ki ben böyle bir habere. Daha 12 haftalıktın, ne bileyim erkendir diye düşündüm...
"Çok hareketli bir OĞLUN olacak, bak görüyormusun oradaki noktayı" diyerek ekranı gösterdi..
sadece kafa sallayabildim, yutkundum durdum...
oğlum..
OĞLUŞUM???

hem bir taraftan seni düşünüyor, durumu idrak etmeye çalışıyor, hem de babana karşı yine suçluluk duygusu hissediyordum...
böyle birşeyi o yokken öğrenmiş olmak beni çok rahatsız etmişti...
ama elimizde olan birşey değildi ki!
Kimbilir ne kadar sevinecek, ne kadar heyecanlanacaktı.....
Aklımda milyonlarca soru, nasıl söyleyeyim diye düşünceler, doktor artık bizi tarama testi için yönlendirmeye başladı.
Bu arada anneciğinin son testinde kan değerlerinin sınırda olduğunu görünce, doktor hemen kan hapı yazdı ve gebeliğin sonuna kadar bunları kullanmam gerektiğini söyledi.
Sen yeter ki iyi ol OĞLUM,
sen yeter ki sağlıklı ol BEBEĞİM,
ben herşeyi yaparım :))

ayyy bunu söylemek bile inanılmaz bir duygu...

neyse geçelim babana...
taksiye atladım, yol boyu resimlerine baktım ve sonunda babacığının yanına gittim.
Nasıl geçtiğini sorun olup olmadığını sordu, 
bende tabii tüm detayları anlattım tek tek..
Sonra ona bakarak, birşey daha var dedim..
Nasıl baktıysam gözlerinin içi parlaya parlaya "Yoks belli mi?" diye sordu..
"Oğluşumuz olacak..." dediğimde babanın yüzündeki ifadeyi görmeliydin!
Şaşkın, mutlu, heyecanlı ama hala idrak edememiş bir haldeydi...
"BARTU geliyor ha?!" demeye başladı kendine gelince ve zaten ondan sonra koptu :))

Baban beni işe bıraktı ve artık tekrar senden bahsedebilmek için akşamı bekledik,
ama babacığın rahat durur mu?
Ailede, arkadaş çevresinde, etrafta aklına kim geldiyse arayıp "Bartu geliyor, oğlumuz oluyor!" diyip ortalığı yaygaraya vermiş :D tebrik üstüne tebrik yağdı tabiii :)
ama inan babanın o mutluluğuna herşey değerdi..

sanırım artık seni OĞLUM, PRENSİM, BARTU'M diye sevebiliriz...

ANNEN VE BABAN SENİ ŞİMDİDEN ÇOK MERAK EDİYOR VE SANA KAVUŞACAĞIMIZ ANI DÖRT GÖZLE BEKLİYORUZ!!!

SENİ ÇOK AMA ÇOOOKKKK SEVİYORUZ MELEĞİM, CANIM OĞLUM!!!